17 Kasım 2007 Cumartesi

Hayat neyi öğretti...

Hayat neyimi öğretti...
Sadeliğin ve fazla birşey istememenin mutluluk getirdiğini
sevmenin sadece küçük bir tebessümle olabileceğini...
ve onu bir ömür boyu sevebileceğini olmasada yanında
olsaydı elbette güzel olurdu...
ama muamma...
dedik ya küçük şeylerden mutlu olucan diye kardeşim
çay içmekten havayı tenefüs etmekten
sana yeticeğe kadarıyla yaşamaktan....
yani yaşadığında bile hisetmekten yaşadıgını
kafi yani....

14 Kasım 2007 Çarşamba

Özlem

Özledim tebessümünü, bakışlarını ,herşeyini daha nediye bilirim ki...

13 Kasım 2007 Salı

21. yüzyıl insan portresi

Sevmekten aciziz,
birbirimizi anlamak istemiyoruz
veya rekabet ettiriryoruz
iki kişi bir ilişkiyi yürütemiyo
her gün acılardan acılar katıyoruz
mutlu olan yok dünyada
oysaki sade yaşantılardaydı sevgi
biz ise komplexleştiriyoruz
anlamsızlastırıyoruz
acıyı bile sindiremiyoruz hisleştiremiyoruz
en kötüsü insan insanı öldürüryor
bazıları lüks lokantalarda yiyip diyet uygularken
bazılarımız aclıktan ölüyoruz
bazen soruyorum biz mi hayvanız hayvanlar mı insan
duygularımızı öldürüyoruz
cok mu zor kırlarda koşmak sevdiğinle
veya tüm insanlarla
çok mu zor sevinci yaşamak
acıyorum sana yüzyıl
kendime acıdığım kadar
acıyorum sana insanlık
cünkü bende insanım...

12 Kasım 2007 Pazartesi

Baharı yeniden yaşamak umuduyla...

Yalnız kalmak istediğin için yanlızdın
yanlız insan susar...
ben ise hep yanıbaşındaydım...
korktum,cünkü yeni yeni tanımaya başlamıstım.
İnsan sevdiğine böle titriyor...
Biliyorum göz yaşlarım faydasız
çünkü hem ilktin hemde sondun benim için
mutluluk ertelendi başka bir senli bahara
ben hazırdım zaten herşeye
yeterki yanlızlıgın adı sen olsun
eğer özlersen şayet
zaten özlüyorsundur gözyaşları dökme
ya gel ya da bir tebessüm et
ben farkettiğin her an ordayım
ağlama sakın ben
ben terk edilişlere alıştım
hatta hasretliğe
Yanlızlıkta bile seni damarlarımda dolaştıracam
bir tutam saç, bir tutam anı birkaç fotograf ile
baharı yeniden yaşamak umuduyla...

Bekleyiş

Belki uzun belki kısa....
Karşı kıyıda bir tutam saç ile bekleyiş
mutluluğun kapını çalmasını...
sonsuza kadar...

Farkındalık

Farkına varırsın bazen yaşadıklarının eğer hızlı geliştiyse,
Oturur düşünürsün
İyiyi ve kötüyü
Farkındaysan yaşadığının
Değişim kaçınılmazdır...
Tıpkı yüzümüzdeki kıvrışıkların artması gibi
saçlarımızın dökülmesi gibi...
Farkındalık artırır yıllar yılı...
Ne başkasına uy ,ne onu değiştir
ne de kendini onun için bırak
farkına varsın ne istediğinin...
Sadece olman gerektiği gibi ol
farkında ol yaşamın yaşadığının
ve ne istediğini bil yaşam devam ederken...
ciğerlerine cek havayı
savaşma, olman gerektiği gibi ol
göstermek gereksiz insanlara
önemli olan olabilmek istediğin gibi...
etki=tepki....

Ayrıntı

Hayat ayrıntıda gizlidir...
Bazen erken olur, bazen geç olur...
ama ne zaman farkına varacağını anlamazsın
durum bunu gerektirir veya anlamlandırır....
Ve farkettiğinde mutlulukla hüzün birbirine karışır...
aptallığına yanarsın veya sevinç duyarsın...
Bakmak ile görmek arasındaki ince çizgi...
Bir madalyonun iki yüzü...
Ama tek düşündüğün geri kalan sende
gelecek için verebileceğin mücadele
güzel günler görmek değil amaç
güzel günler yaratmak
ve emek ...
Çünkü Sevgi ve güzellik emek ister...

11 Kasım 2007 Pazar

Üşüyorum

Sadece üşüyorum sar beni....

Blues

Hüzünlü ama bir o kadarda ayaklar üstünde durmayı övütleyen hüznün mutlulukları getirmenin habercisi blues...

Bernard Allison-Blues

Aşk

Eğer neye uğradığını anlamıyorsan,
Bir bakışa çözülüp,
havalarda uçuyorsan
neden diye soru sorup
ne durumda oldugunu bilmiyorsan
şarhoşlaşmıssan kendinden geçmişsen
sevdiğine bakıp
dünyanın en mutlu anı diyorsan
yanında bulunduğu an sevinçten
kalbin hızla çarpıyorsa
ne yapacanı bilmiyorsan
aşık olmuşsundur ...
Ve ürkekleşirsin bazen
bazen cesaretlice sölersin
içinden veya dışından
yokluğunda her an yanında hissediyorsan
gözyaşları ve tebessüm bir birine karışıyorsa
aşık olmuşsundur...
damarlarında artık bu geziyordur...

10 Kasım 2007 Cumartesi

Yürümek

Yürürsün yollarda adım adım
Parkeleri sayarsın bazen olur çakıl
bazen şekilli bazen şekilsiz
Yaşamın aynası gibi
bazen net bazen muamma
bazen mantık bazen duygu
bir derin nefes alırsın
havayı hissetmeye başlarsın
usul usul
güneş doğuyordu yeni
karanlıktan çıkıp aydınlığın dönüşü
ve başın eğiktir karanlıken
aydınlık olur yüzün görünür
tebessümünle birlikte
ve aşık olursun
gördüğün düşle gerçeğe
ve her geçen gün büyür
sorgularsın ama çıkışı yoktur
ateş düştümü bir yere
yanacaktır acıtacaktır
ama hep tebessüm olarak kalacaktır.
sonra bağırmak isteyeceksin
özgürlüğü
yaşıyorum diyeceksin
tüm hislerinle damarında hissedecesin
seni, beni, herkesi
bir kucak dolusu sevecenlik vereceksin
almasını bilene
işte dünya bu diyeceksin
emeğinle yarattığın
yürüyeceksin ine çıka
yürüyeceksin takıla kalka
yürüyeceksin....

Miracolo

Mucizesin sen sevgilim,
Gözlerindeki tebessümünle
papatya tarlarında koşan bir çoçuk misali
güneşin ardından koşan...

Dağların en zirvesine çıkıp
haykıran
bir o kadar ürkek güvercin
bir o kadar martı jonathan livington...

Nasıl, ne zaman, neredenin önemi yok
Varsın, mutluyum, seviyorum
mucizesin...

Fanfare Ciocarlia-Iag Bari

8 Kasım 2007 Perşembe

Yenilik

Gözlerin değiştirir,
Yaşamı ve beni
Dudakların sonsuzluğun enginliğinde
dolaştırır ellerinin sıcaklığında

yaşamın kıyısında heyecenlandırır
varoluşun
yaşamı hissettirir
dokunuşun ve canlılığın
göz yaşın yıktırır ülkeleri ve dağları...
tebessümün ise yaratır dünyaları
güzelliklerle dolu ...


Duvara Karşı-Life's what you make it

2 Kasım 2007 Cuma

Sana verebileceğim

Sana verebileceğim
Kalbimden başka hiçbirseyim yok...
Tüm insanlık tarihinin içerdiği yorgunluğunu içeren,
Tüm umutlarını barındıran,
Bir çoçuk gülümsemenle aydınlanan
kalbim işte...